Categories
Uncategorized

sex bağımlısı-3

sex bağımlısı-3
Aradan iki ay geçmişti. Selim ile aramda olan ilişki daha da ileri gitmişti. Selim yanımda olmaktan memnundu. Artık daha çok bende kalıyorduk, ara sıra onun dairesine geçiyorduk. Geçtiğimde ise onun dairesini temizliyordum. Selim’in mutlu ettikçe bana daha çok bağlandığını biliyordum. Neredeyse her boş kaldığımızda Selim sikini amıma sürterek boşalırdı. Günde bir kez beni boşaltır ama kendisi günde üç kez boşalırdı. Bazı günler ise durum daha da farklı olurdu. Salonda koltukta beni domaltırdı. Elinde kayganlaştırıcı alır, götüme iyice sürerdi. Kalçalarım kaygan oluncada kalçalarıma sürerdi. Üstüme boşalmaya özen gösterirdi. Son bir haftadır göğüslerime de aynısını yapmaya başladı. Esk**en kalçalarıma ve göbeğime boşalırken artık göğüslerime kadar boşalıyordu. Arda ise hafifçe amıma sokmaya çalışırdı ama ona yapmaması için uyarırdım. Hayatımda yapmadığım şeyleri yapıyordum. Bundan memnun kalması için çabalıyordum. Bunlar olurken tek çekindiğim konu ise sürekli daha fazlasını istemesiydi.
Gün içerisinde ona aşık olduğumu söylerdim. Ona şiirler yolluyorum, kendi ise bana bir kalp atıyordu. Her ortamda onu övüyordum. Bunu bazen kendi de şahit oluyordu. Sürekli onun hakkında konuşuyordum, arkadaşlarım bazen bu durumdan dolayı rahatsız oluyorlardı. Bazıları dile vurup sıkıldıklarını belli etselerde ben devam ediyordum. Dahası bazılarıyla aram açılmıştı. Artık daha çok onun arkadaşlarıyla takılıyorduk. Yanlarına gittiğimde ise “Melek bana kahve al, Melek bana çay al” gibi şeylerde söylüyordu. Bende sürekli tamam aşkım diyerek kalkıp alıyordum. Ona hizmet etmek ayrıcalıktı aslında. Bu süreçte bunu bana hissettirmişti.
Eve gittiğimizde ilk işim hemen bir duş almaktı. Selim temiz olmamı istiyordu. Bu yüzden eve girince hemen duş alır temizlenirdim. Selim televizyon karşısına geçer duştan çıkmamı beklerdi. Duştan çıktıktan sonra ise hemen mutfağa giderdim, akşam yemeğini hazırlar, yemek hazırlarkende ortalığı toparlardım. Akşam yemeği bitince ise temizlik yapmadan elimden tutar hoşuna gittiği bir yerde domaltır. Kayganlaştırıcısını sürer ve kendini boşaltırdı. Daha sonra ortalığı toparlayıp salona geçerdim. Selim elimi tutar sikine götürür ara sıra onunla yukarı aşağı oynatırdı. Böyle günlerde ise evde çıplak gezmemi isterdi. Göğülerimi istediği yerde oynayabilsin sıkabilsin diye, arasıra canımı yakardı. Salonda soyunup boxerünü bana verirdi. Bunu elinle yıkamanı istiyorum derdi. Bende istediğini yapardım. Misafirleri geldiğinde ise herkese hizmet etmemi isterdi. İstediğini yapardım. Yanlış bir şey yaptığımda ise herkesin önünde bana kızar ve küçük düşürürdü.
Dün akşam ise diğer günler gibi evimize misafir olarak Selim’in sınıf arkadaşı ve onun kız arkadaşı geldi. Dört kişi oturuyorduk. Masayı hazırladım hep birlikte akşam yemeği yiyorduk. Gelen kızla yıldızımız barışmamıştı. Kız arada laf sokmalara başladı, ben laf sokunca masa altından Selim ayağımı cimcikledi. Çok kızmıştım, daha sonra olay büyüdü, bende evimde o kızı istmediğimi söyledim. Onlar gidince, Selim bana baktı ve konuşmaya başladı.
“Ne yaptığının farkındamısın?”
“Ne yapmışım?”
“Arkdaşlarımı evden kovdun, bir de üstüne laf söyledin”
“İyi ettim hem ne var bütün akşam kız bana laf soktu bir şey demedim ben”
“Salak mısın? Beyinsiz gerizekalı alttan alacaksın. Beni küçük düşürmeyeceksin”
“Sen nasıl konuşuyorsun böyle benle, Ben senin kız arkadaşınım”
“Aptalsın sen, bana böyle davranamazsın. Şimdi ara kızı ve özür dile”
“Asla olmaz”
“O zaman ben gidiyorum, sana 24 saat iyi düşün taşın, senin gibi bir kız benim gibi bir erkeği kaybetmeyi göze alamaz. Ya ararsın ya da ilişkimiz biter.” Ben onun blöf yaptığını düşünüyordum. Evin dışına doğru yöneldi. Hiç bir şey demedim, dönecekti diye düşünüyordum. Dün bunlar olmuştu. Aradan neredeyse 19 saat geçmiş ve Selim aramamıştı. Bütün gün ağlıyordum. Daha da kötüsü vardı. Etrafımda hiç bir kız arkadaşım yoktu. Tek başımaydım, yalnızlık duygusu çok baskındı. Ona mecburdum. Bu düşünce içimi içimi kemiriyordu. Bu iki ayda ona o kadar çok aşık olmuştum ki, onu kaybedemezdim. Hele de bir orospu yüzünden onu kaybedemezdim. Kendimde bir cesaret toparladım ve ona bir oyun yapmak istedim, elime telefonu aldım ve ona yazdım.
“Selim ben seni seviyorum. Senin herşeyi yapmaya razıyım bunu biliyorsun ama benden bunu isteme, bunu isteyceksen de sen bilirsin, o zaman yolun açık olsun” biraz bekledim. Cevap yoktu, titremeye başladım, korkuyordum ya bana güle güle der ise, o zaman ne yapardım. Bunları düşünürken hemen bir mesaj geldi. “Güle güle” başka hiç bir şey yazmamıştı. Bu kadar olabilirmiydi. Olmaması gerekir. Ağlamaya başladım, bir müddet sonra ağlamalarım daha da sıklaştı, biraz daha cesaretimi topladım. Evine gittim, kapıyı çaldım. Kapıyı açtı.
“Off sen misin, ne istiyorsun”
“Bana yazdığın cevap…”
“Bana bir şey yazdın işime geleni cevapladım.”
“Bu kadar basit mi Selim, anlamıyorum. Sevmiyor musun beni?”
“Ben öyle bir şey demedim, seni seviyorum. Beni bilirsin, benim istediğim şeyi yapmayacaksan birlikte olmamızın da bir anlamı yok. Hem buna mecbursun bak bana, sence benim gibi birini bulabilir misin?”
“Hayır bulamam, Selim”
“Sence ben senin gibi birini bulabilirmiyim?” Haklıydı, neden bu kadar özgüvenim eksikti, haykırmak istiyordum bulabilirim senin gibi birini bulabilirim ama sen bulamassın demek istiyordum ama söyleyemedim. Ağzımdan çıkan tek kelime
“Evet bulabilirsin.” Başımı yere eğdim.
“İçeri gel” İçeri girdim.
“Şimdi beni iyi dinle seni affetmemi istiyor musun?” halbuki haklıydım
“Evet”
“O zaman sana söyleyeceğim şartları yapacaksın”
“Nedir onlar”
“Ara o kızı ve özür dile” ağlamaklı bir şekilde kızı aradım ve özür diledim.
“Aferin” dedi. Saçımı ve yüzümü okşadı, tebessüm ettim.
“Bak diğer şartım, ben ne istersem ikiletmeyecek hemen yapacaksın. Ben böyle yapamam edemem, istemiyorum, anlıyor musun? Hemen seni kapı önüne koyarım ben nedersem o. Anladın mı?” bir şey demedim. Bir süre sessiz kalınca sinirlendi.
“Tamam çık git, bitti hadi” dedi
“Yapma Selim yalvarırım. Tamam sen ne istersen o, sadece senin dediklerin olacak ne istersen yapacam. Lütfen yalvarırım sensiz bir hayat istemiyorum” bunları söylerken diz çökmüştüm. Hemen önümdeydi, fermuarını açtı, siki karşımdaydı. Beni soyup kayganlaştırıcıyı alacak diye düşünüyordum. Saçlarımdan tuttu ve sikine doğru çekti. Sikiyle yanaklarıma vurmaya başladı. Göz yaşlarım sikine bulaşmıştı. Dudaklarımı aralamamı istedi. Açmadım, ben ne istersem o dedi. Bunu deyince açmak zorunda kaldım. İstemeyerekte olsa, sikini ağzıma soktu. Başı ağzımdaydı, yüzüme baktı, şişko kendini hazırla amınında götünün de tadına bakacam. Hepsini ittirdi, boğazımda hissediyordum. “Siz kadınlar nasılda hemen inanırsınız şiire güzel söze, ben böyle severim istemiyorsan gidersin” bir şey diyemiyordum, ağzımın içinde pompalıyordu. Boğulacak gibi oluyordum. Tüm sikini ağzımdan çıkardı. Sertti bana baktı, alış artık tamamen benim kadınımsın artık, sonsuza kadar dedi. Bir daha soktu, “aşk, sevgi her şey tamam ama ben böyle seviyorum, var mı itirazın? Varsa söyle ayrılalım”
“Sen ne istersen aşkım, herşeye varım lütfen ayrılalım kelimesini bir daha kullanma” dedim. Bana baktı, güldü. Biraz pompaladı ve ağzıma boşaldı, kusacak gibi oldum hemen tuvalete koştum, hayatım ilk defa ağzıma alıyordum. Dahası ilk defa ağzımda sperm vardı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *